Hukuk Güncesi

31 Mayıs 2021 Tarihinde yazıldı

Akıllı Algoritma Hakları Üzerinde Devir/Lisans Sözleşmeleri Kurulması

Yaklaşık 15 yıl önce bir müvekkilim için bilgisayar otomasyon sistemleriyle bankalar arasındaki iletişimi, alt yapıyı sağlayan e-iş köprüsü iş birliği sözleşmelerini hazırlarken çok keyif almıştım. Örnekleri arasında ilk sırada olacak yeni bir sözleşme türü geliştiriyordum. O konuda hukuki yardımda bulunduğum müvekkilim geçen hafta Yapay Zeka destekli bir yazılım satın alacağını söyleyip yardım istediğinde aynı heyecanı duydum. Bilgisayar programı ile bağlantılı çalışan Yapay Zeka ürünü de satın alınacağı için bilgilerimi tazeleyerek bir kontrol formu oluşturmam ve sonra sözleşmeyi geliştirmem gerekiyordu. Sözleşmeyi yazmaya başlamadan önce geçirdiğim düşünme sürecini bu kısa yazıyla paylaşmak istedim.

Yapay Zeka konusunda web sitemizde AB çalışmalarından yararlanarak kısa bir yazı yazmıştım (bkz.: Yapay Zeka ve Fikri Mülkiyet Hukuku). Yapay Zeka kavramı farkında olalım ya da olmayalım, gündelik hayatımızın, iş hayatımızın ve toplumsal yaşantımızın her yerinde uzun süredir uygulanıyor. Bir sağlık kuruluşuna gittiğimizde tedavi, izleme sürecinde, araç kullanırken en uygun yol arayışında, web sitesine girdiğimizde karşımıza çıkan reklamda, bilgisayarla satranç oynarken ya da yaptığımız işin bir parçası olarak Yapay Zekayla uzun süredir haşır neşiriz aslında.

Bir Yapay Zeka ürününün veri tabanı/veri, akıllı algoritma ve hesaplamalardan oluştuğunu söyleyerek başlayayım yazıma.   

Akıllı Algoritmaları Hukuki Olarak Nasıl Koruyacağız?

Algoritmalar “Belli bir hedefe ulaşmak için gidilmesi gereken yolu” gösterir. İlk matematiksel algoritmayı ifade eden Doğu’lu bir bilim adamı olan El Harizmi’dir. Onun x2+y2+xy=a cebir formülünü geometrik ifadeye dönüştüren şeklini incelediğimde, ülkemizde matematiği neden sevdiremediğimizi de keşfetmiştim. Algoritma kelimesi de onun isminin yanlış telaffuzundan doğmuştur. Bu kavram, sayılar aracılığıyla belli problemleri çözmek için gerekli matematik ilkelerini ifade için kullanılmıştır. Bugüne kadar neredeyse tüm problemlerin çözümünde, bilgisayar programlarında algoritmalardan yararlanılmaktaydı zaten. Esasen algoritma olmadan bir iş yapılması mümkün değildir desek sanırım yanlış olmaz.

Ancak Yapay Zeka’nın bileşeni olan algoritmalar eskisinden çok önemli biçimde farklılaşıyor. Artık makine öğrenmesinin temeli olarak Akıllı Algoritmalardan bir diğer deyişle kendini eğiten algoritmadan bahsediyoruz. Eğitim veri miktarı arttıkça eğitim düzeyi yükselen algoritmalar ulaştığı sonucun doğruluk payını artırıyor.  Yapay Zekanın Veri tabanı-veri unsurunu başka bir yazıya bırakarak Akıllı Algoritmalarla ilgili bir sözleşme yapmadan önce ürünün hukuki olarak korunma çerçevesinin iyi bilinmesi gerektiğini ifade edelim.

Günümüzün Akıllı Algoritmaları daha fazla veri ile çalıştırıldıkça kendini durmadan geliştiriyor. Diyelim ki; binlerce röntgen filmlerini inceleyen akıllı algoritma, ulaştığı formülasyonu ve yazılım aracılığıyla bir başka röntgeni incelediğinde farklılıkları tespit edebiliyor ve bunları doktorun önüne koyabiliyor. Ya da belirli periyotlarla, sağlıklı buğday tarlalarının ürün gelişim sürecinin dronlarla çekilen binlerce fotoğrafını inceleyen bir Akıllı Algoritma, yeni bir buğday tarlası fotoğrafı gördüğünde hasat öncesinde oluşabilecek farklılıkları (anormallikleri) önceden tespit edebiliyor.

Akıllı Algoritmalar Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku Tarafından Korunabilir mi?

Gerek Küresel Fikri ve Sınai Mülkiyet Anayasası TRIPS eki, gerek Küresel Telif Hukuku Anayasası olan Bern Andlaşması ve WIPO Telif Hakları Andlaşması, gerekse Avrupa Patent Sözleşmesi hükümlerinde; “bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler, plan, usul ve kurallar düşünceler, yöntemler, uygulama esasları ya da matematiksel kavramlar” fikri ve sınai mülkiyet koruma kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu hükümlerden, belirtilen düşünme araçlarının insanlığın fikri gelişmesinin temelleri olarak görüldüğünü anlıyoruz. Değindiğimiz gibi algoritmalar, problem çözme kuralları olarak bu koruma kapsamı dışında kalmaktadır.

Ancak inovasyonun ve teknolojik gelişmenin neredeyse temeli haline dönüşen Akıllı Algoritmalar giderek Klasik Fikri Haklar Teorisi’ni zorlamaktadır. Bu nedenle olsa gerek çeşitli hukukçular bazı koşulları taşıması halinde Akıllı Algoritmaların telif hukuku veya patent hukuku koruması kapsamına girebileceğini söylemektedirler.

Konunun Know-how-Ticari Sır Açısından Değerlendirilmesi

Akıllı Algoritmanın fikri ve sınai mülkiyet kapsamında korunamayacağını söylemek; bir şirketin büyük yatırım yaparak elde ettiği bir Akıllı Algoritmasının hukuken korunmayacağı anlamına gelmez. Know-how genel olarak bir işletmenin mesleki faaliyetleriyle ilgili teknik ve ticari bilgi ve tecrübeler olarak tanımlandığına göre;  özel yatırımla ve yüksek emekle elde edilen bir algoritma öncelikle bir know-how/ticari sır olarak korunabilecektir.  

Burada altını çizmek istediğim husus, Akıllı Algoritmaların bir inovasyon, bir yatırım aracına dönüşmesi ve bu niteliği itibariyle de giderek farklı sözleşmelerin konusu haline gelmesi ve bu sözleşmelerin ticari faaliyetlerde önem kazanmasıdır.

AB Ticari Sır Direktifi

2016 yılında, üye devletlerdeki hukukun harmonizasyonu için AB’nin Ticari Sır Direktifi’nin çıkması ve 2026 yılına kadar bazı hedefler konulması bu anlamda bir tesadüf değildir. Bu direktif “Ticari Sırrı”  i)Söz konusu bilgi türüyle ilgilenen çevrelerde genellikle bilinmeyen veya bunlara aşina olunmayan, ii)Sır olduğu için ticari değeri olan, iii) Sır üzerinde kontrole tabi kişiler tarafından gizli kalması için makul önlemler alınmış bilgiler olarak tanımlamıştır.

Bu tanımdan iki dolaylı sonuç çıkmaktadır:

Tanım, Ticari Sır sahibi kişiyi sırrın gizli kalması için makul tedbirler almakla yükümlendirmektedir. Bu tedbiri sadece teknik tedbirler olarak düşünürsek yanılırız. Bir ticari sırrın korunması için ciddi hukuki tedbirlere de ihtiyaç vardır.

İkinci konu, ticari sır bir ticari değer taşıdığına ve bu niteliğiyle sahibine haklar bahşettiğine göre bir alım-satım veya bir lisans sözleşmesi gibi taahhüdi veya tasarrufi sözleşmelerin konusu da olabilecektir.

Mevzuat

Türk mevzuatında, “iş sırrı” Türk Ticaret Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında koruma altındadır. Kanun, Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” hükmüne amirdir. Bir müteşebbisin, yatırım yaptığı, koruma altına aldığı ve piyasada pek bilinmeyen Akıllı Algoritmasının ticari sır/iş sırrı olacağı konusunda bir tereddüt yoktur.

Ancak altını çizmem gerekir; ticari sırrı üzerindeki hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin, öncelikle o hakkın kendisine ait olduğunu yazılı belgelerle ispat etmesi gerekecektir.

Son Söz

O halde bir Akıllı Algoritma satış/devir/lisans sözleşmesi bu akıllı algoritmanın düşük ihtimalle de olsa fikri ve sınai mülkiyet kapsamına girebileceği (bir başka yazıda değineceğim) ancak her halükarda ticari sır olduğu hususu da göz önünde tutularak düzenlenmelidir. Eğer yazılım ve akıllı algoritma için birlikte bir sözleşme yapılıyorsa sözleşme daha da ayrıntılı hale gelecektir. Bu sözleşmeye Akıllı Algoritmayı eğiten veri tabanı ve verileri de katarsak sözleşmenin karmaşık yapısı ortaya çıkacaktır. Böyle karma/atipik bir sözleşme yapılırken kullanacağımız telif hukuku ifadelerinin sözleşmeyi bazı hükümler yönünden geçersiz kılma ihtimali vardır.

Özetle; Akıllı algoritmalar üzerindeki taahhüt ve tasarruf işlemleri yapılırken, türüne göre telif-mali hakları, know-how lisans hakları devredilirken, akıllı sözleşmeler gerekmektedir. Akıllı sözleşme tabirini ise smart contracts anlamı dışında akıllı algoritma sözleşmelerinin karmaşık yapısını ifade anlamında kullandım.

Av. Haluk İnanıcı

 

 

 

Görsel: Background vector created by freepik - www.freepik.com

 
 

Diğer Yazılar

 
 
Copyright © İnanıcı - Tekcan Avukatlık Bürosu Uyarı
Mahmut Yesari Sok. No:47 Koşuyolu 34718 Kadıköy/İSTANBUL - Tel : 0 216 340 82 15 - Fax : 0 216 340 82 20
 
 

Copyright © İnanıcı - Tekcan Avukatlık Bürosu

Mahmut Yesari Sok. No:47 Koşuyolu 34718 Kadıköy/İSTANBUL - Tel : 0 216 340 82 15 - Fax : 0 216 340 82 20